GİZLİCE ALDIĞIM SES KAYDI MAHKEMEDE DELİL OLUR MU? /
GİZLİCE ALINAN SES KAYDININ HAKARET SUÇUNUN İSPATI BAKIMINDAN DELİL DEĞERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
- Ses kayıtları yazıya aktarılmadıkça belge niteliğinde değildir. Ses kayıtlarının savcılığa veya mahkemeye delil olarak sunulması halinde ilgili kayıtların bilirkişi mağrifetiyle yazıya dökümü yaptırılır.
- Hukuk uygunluk bakımından yapılacak değerlendirmede en genel ölçüt; sistematik ve planlı bir şekilde delil üretmek amacıyla alınıp alınmadığıdır.
- Sistematik ve planlı bir şekilde delil üretmek amacıyla alınmayan ve Yargıtay kararlarına göre hukuka uygun delil sayılabilecek ses kaydının özellikleri;
- kendisine veya yakınlarına karşı gerçekleşen haksız bir saldırıyı önleme amacıyla olmalıdır,
- bu haksız saldırı tesadüfi şekilde, aniden meydana gelmelidir;
- ses kaydını alan kişinin o an kolluk güçlerine başvurma imkânı olmamalıdır,
- kayıtların kaybolmasına engel olmak amacıyla alınması gerekir,
- kişinin haksız saldırıya ilişkin bir daha kanıt elde etme olanağı bulunmamalıdır,
- hakaret suçunun oluşmasına yönelik yönlendirici özel sorular sorulmamalı ve konuşma içeriği kasıtlı olarak yönlendirilmemelidir.
- Konuşmanın en başında değil de hakarete başlandığı andan itibaren ses kaydının alınması veya kişinin kendi araması veya daveti üzerine değil de karşı tarafın araması veya daveti üzerine gittiği yerde saldırıya maruz kalması üzerine ses kaydı almaya başlaması planlı şekilde hareket edilmediğinin, aniden gelişen bir haksız saldırı üzerine bu eylemin gerçekleştiğinin önemli emarelerindendir.
- Ses kaydı alındığı karşı tarafa bildirilmesine rağmen karşı taraf hakaret içerikli konuşmaya devam ederse bu halde Yargıtay kararlarına göre, ses kaydı hukuka aykırı olarak alınmaya başlamışsa bile bu bildirim ve bildirime rağmen karşı tarafın hakaret içerikli sözlerine devamı ses kaydını hukuka uygun delil haline getirir.
UYARI: Bu yazı genel bilgilendirme niteliği taşır, her bir somut olay kendine özgü bir inceleme gerektirdiğinden bir avukata danışmanız tavsiye edilir.
